Ihlamur Çayı

Ihlamur ve ıhlamur Çayının İnanılmaz Faydaları!

Makalemizde ıhlamur ve ıhlamur çayının faydalarından bahsedilmektedir.

Her hastalığın veya rahatsızlığın tabiatta bir şifasının olduğu muhakkaktır. Bunu her ilacın veya tedavi yöntemin içerisinde bitkisel kaynakların yer almasından görebiliriz. İşte o şifalı bitkilerden birisi de ıhlamurdur. Dünyanın birçok yerinde doğal bir antibiyotik olarak kullanılır. Özellikle kışın soğuklarından korunmak ve salgın hastalıklardan kurtulmak için ıhlamur çayı sofralardan eksik olmaz. Gelin vazgeçilmez şifa kaynağı olan ıhlamurun faydalarını öğrenelim.


Ihlamur ve ıhlamur çayının faydaları…

  1. Gribe karşı büyük bir savunma aracıdır diyebiliriz. Kışın ıhlamur çayının fazla tüketilmesi de bu yüzdendir. Gripten ve nezleden korunmaktır. Kışın soğuk algınlığı ve gribe yakalanan kişilere de ıhlamur çayı içirilir. Bu vücuttaki zararlı toksinlerin dışarıya atılmasına ve hastalık virüslerinin temizlenmesine neden olur.
  2. Kışın yine oldukça sık rastlanan öksürük problemlerine karşı ıhlamur çayı büyük bir şifa kaynağı olara kullanılır. Özellikle ıhlamur çayı + bal + limon karışımı kışı yaşanan her türlü hastalığa karşı şifa sağlar.
  3. Aşırı yorgunluk hissedenler ve bu nedenle işlerini yapamayanlar içinde enerji sağlar. Vücudun direncini arttırarak, kan dolaşımının hızlanmasına neden olur.
  4. Çağımızın vebasından biri olan strese karşıda ıhlamur çayı büyük bir çözümdür. Kendinizi kötü hissettiğinizde, psikolojik olarak sizi yıpratan düşüncelere kapıldığınızda, aşırı işten dolayı bezginlik ve bitkinlik geldiğinde ıhlamur çayı içebilirsiniz. Hatta karanfille beraber tüketildiğinde sinir sisteminin daha da iyi duruma gelmesini sağlar. Buda stresi ve yarattığı kötü düşünceleri ortadan kaldırır.
  5. Göz ağrısı yaşayanlar için de önerilir. Ihlamur suyunun pamuk yardımıyla göze sürülmesi, gözlerin dinlenmesine ve ağrıdan kurtulmasını sağlar. Özellikle ofislerde bilgisayar başında çalışan kişiler için tavsiye edilebilir.
  6. Cildin güzelleşmesi içinde kullanılabilir. Bu bakımdan ıhlamur yapraklarının kaynatılması ve cilde sürülmesi yeterli olacak.
  7. Damarların tıkanmasını önleyen ve sertleşmenin yaşanmasını önleyici mineralleri içerisinde barındıran ıhlamur sayesinde kalp ve damar sorunlarının yaşanması da söz konusu olmaz.
  8. Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesini sağlar. Buda kabızlığı olanların rahatlamasına yardımcı olur. Sindirim sistemini düzene sokar.

– ıhlamur çayının faydaları ile ilgili soru ve görüşlerinizi bize iletebilirsiniz… Sağlıcakla kalın.

Papatya Çayı

Papatya Çayının Faydaları

Son birkaç yıldır siyah çay ve yeşil çaydan sonra en çok tercih edilen çay türü papatya çayıdır. İlkbahar aylarının gelmesi ile birlikte çayırlarda, yol kenarlarında beyaz çiçekler açan papatya Bileşikgiller familyasındandır. Boyu 25 cm’ e kadar uzayabilmektedir. Bir yıllık otsu bitkidir. İnce parçalı beyaz yaprakları sapsızdır.

Papatya hafif ve hoş kokulu olup içerisinde acı madde, glikozitler ile tanen bulunmaktadır. Yaz aylarında toplanarak kuru, havadar ve gölge bir yerde kurutulur.

papatya çayının sağlığa faydaları

Papatya Çayının Sağlığa Faydaları

Sinirleri ve stresi yatıştırarak vücuda rahatlık verir ve ağrıları dindirici özelliği bulunmaktadır. Vücut ısısını arttırarak terletir. Grip, soğuk algınlığı gibi hastalıkların kısa süre içerisinde tedavi edilmesini sağlar.  Papatya çayı, hazımsızlığı giderir, bağırsak gazlarını ve idrarı söktürür. Mikrop öldürücü içeriği ile ağız yaralarının, boğaz ve bademcik iltihaplarının tedavi edilmesinde, diş eti problemlerinin giderilmesinde kullanılmaktadır. Adet düzensizliklerinin giderilmesine de yardımcı olur. Kadınların adet dönemlerinde ki sancılarının azaltılması ve giderilmesinde oldukça etkilidir.

Papatya Çayı Soğuk Algınlığına Çok İyi Gelir.

Papatya çayı, papatya bitkisinin toplanarak kurutulmuş bitkilerinin kaynatılarak demlenmesi ile hazırlanmaktadır.  Vücuda rahatlık vermesi ile kişinin soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklar ile mücadele etmesi için bağışıklık sistemini destekler. Ayrıca kişilerin papatya çayını düzenli olarak tüketmeleri bu hastalıklara yakalanma riskini de azaltmaktadır. Yine düzenli olarak tüketilen papatya çayı bağışıklık sisteminin etkin bir şekilde virüslerle mücadele etmesini sağlamaktadır.

Papatya Çayı Cilt Sağlığını Korur:  Çok etkili bir antioksidan olan papatya çayı cildi temizler ve nemlendirir.  Papatya cilt bakımında kozmetik ürünlerde kullanılmaktadır. Bu özelliğinde dolayı günlük bir fincan papatya çayı cilt sağlığını korumak için önemlidir. Bunun yanında cildin beyazlamasını sağlar ve cilde ayrıca sağlıklı bir görünüm katar. Göz altında meydana gelen şişme ve kararmaları giderebilir. Sivilce ve aknelerle mücadelede inanılmaz fayda sağlayabilir. Güneş yanıklarından zarar gören derinin iyileşmesini sağlar. Cildi ölü hücrelerden temizler, her cilt türü için faydalıdır.

Yaraların Hızla İyileşmesini Sağlar: Papatya çayının diğer bir özelliği de yaraların hızla iyileşmesini sağlamasıdır. Antioksidan özelliği sayesinde yaraları dezenfekte eder, iltihapları giderir ve mikropları kırma özelliği vardır.

Papatya Çayı Saç Sağlığını Korur: Papatya çayı aynı zamanda saç sağlığı için önemlidir. Papatya çayı saçlara sağlıklı bir parlaklık kazandırır, kına ile kullanıldığında koyu saç rengini sağlar ve saç diplerini güçlendirir, dökülen saçların dökülmesini durdurabilir. Papatya çayı bütün bunların yanında kepek sorununa çare olabilir. Aynı zamanda kafa derisi için faydalıdır. Kafa derisinin sağlığını korur, kaşıntıları giderebilir.

Papatya Çayı Kas Gevşeticidir: Papatya çayı kas gevşetici özelliğe sahiptir. Rahim kaslarının rahatlamasını sağlar, krampları giderir. Kas spazmlarını gideren glisin maddesinin değerini arttırır. Yalnız bu noktada papatya çayının dozuna dikkat etmek gerekir, fazla tüketimi mide ağrılarına ve ishale neden olabilir. Fizik gücü gerektiren işlerde yorulan kasların rahatlamasını ve gevşemesini sağlayarak kaybedilen enerjinin yerine gelmesini  sağlar.

Papatya Çayı Ülser Ağrılarını Giderir: Papatya çayı özellikle ülser ağrılarını giderebilir. Eğer daha önceden mide taşı düşürdüyseniz doktor kontrolünde tüketerek yeniden oluşmasına papatya çayı ile engel olabilirsiniz.

Papatya Çayı Doğal Antibiyotiktir: Papatya çayı çok etkili bir antibakteriyeldir, bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirir. Soğuk algınlıklarını ve öksürükleri giderici özelliği vardır, papatya çayının yardımıyla bu tür hastalıklardan hızlı bir şekilde kurtulabilirsiniz.

Papatya Çayı Kan Şekeri Seviyesini Korur: Papatya çayı kan şekerini sağlıklı bir seviyede tutmaya yardımcı olabilir. Bu nedenle diyabet hastalarına da yardımcı olabilir. Doktor kontrolünde tüketilmesinde fayda vardır.

Papatya Çayı Migrene İyi Gelir: Düzenli olarak papatya çayı tüketimi migren hastalığından kurtulmaya yardımcı olabilir. Bazı araştırmalar başlangıç aşamasında olan migreni iyileştirdiğini ortaya koymuştur.

Papatya Çayı Stresle Mücadeleye Yardımcı Olur: Papatya çayının sinir sistemi üzerinde olumlu etkisi vardır. Stresle mücadeleye yardımcı olur. Stresten kaynaklanan kötü düşüncelerden alı koyar, zihinsel yorgunluğu giderir.

Papatya Çayı Nasıl Hazırlanır: Papatya çayının hazırlanması çok kolaydır. Birkaç adımda hazırlamak mümkün.

Önce elma dilimlerini tahta kaşıkla ezin ve daha sonra yıkanmış papatyaları elmalarla karıştırın. Bu karışımı kaynatılmış suda demleyin ve süzün. Ilık bir halde tüketmeye özen gösterin, tadını daha tatlı yapmak için birkaç damla limon ekleyebilirsiniz.


Papatya Yağının FaydalarıPapatya Yağının Faydaları:

Papatya yağının en az papatya çayı kadar sağlığa faydası vardır. Fakat daha yoğun bileşen ve maddeler içerdiğinden dolayı daha etkili sonuçlar verir, bunun yanında dozunu ayarlamak çok önemlidir. Aşırı kullanımı bazı sağlık sorunlarına neden olabilir.

  • Papatya yağı özellikle alerji ayının başlamasıyla önemi artar. Ayak altlarına uygulanabilir veya direkt koklanarak solunum yolları ile alakalı alerjiler giderilebilir.
  • Böcek veya arı sokmalarına iyi gelir. Doğrudan böceğin veya arının soktuğu bölgeye uygulayın.
  • Morlukları ve çürükleri iyileştirebilir.
  • Sakinleştirici özelliği vardır, direkt koklanabilir veya ayakların hassas kısmına masaj olarak uygulanabilir.
  • Bebeklerde ateş düşürücü olarak kullanılmaktadır ama mutlaka seyreltilmesi gerekir. Aksi durumda cilde zarar verebilir.
  • Ağrı ve yaraları geçirebilir. Ağrı olan bölgelere uygulanabilir.
  • Depresyona karşı çok etkilidir, direkt nefes yoluyla koklanabilir veya yastık kılıfına sürülebilir. Duş alırken banyoda kullanılabilir.
  • Karaciğer sorunlarını giderebilir. Deri üzerinden karaciğere masaj yapılarak uygulanabilir veya ayakların hassas kısmına uygulanır.
  • Yine papatya yağı ayakların hassas bölgelerine uygulanarak mide ağrılarının giderilmesi sağlanabilir.
  • Papatya yağı, zihinsel ve günlük enerji sağlaması için ayakların hassas kısımlarına uygulanabilir.
  • Uyku sorunu yaşıyorsanız bir damla papatya yağını papatya çayına ekleyerek içebilirsiniz.
  • Banyo suyunuza veya giydiğiniz elbiseye bir miktar ekleyerek sinirlilik halinizi giderebilirsiniz.
  • Kadınların sık yaşadığı ay başı sorunlarını giderebilir.
  • Papatya yağı sinir sistemi üzerinde çok etkilidir, sinir sisteminin düzenli çalışması için yardımcı olabilir.
  • Bütün bu faydaları dışında papatya yağı cilt ve saç sağlığı için çok faydalıdır. Kuru ciltler için çok iyi bir nemlendiricidir. Saç sağlığını korur ve dökülmesine engel olabilir.

Papatya Suyunun FaydalarıPapatya Suyunun Faydaları:  

Papatya suyu daha çok papatyaların kaynatılması ile elde edilir. Papatya çayı ile aynı kategoride değerlendirilebilir. Sağlık açısından faydaları papatya çayı ile aynıdır. Papatya çayı ile farklı olan bazı uygulamaları vardır. Papatya çayı bir çeşit içecek olarak tüketilir fakat papatya suyu içecek dışında cilt ve saç sorunlarını ortadan kaldırmak için cilde veya saçlara uygulanmaktadır.


Papatya Çayının Zararları: Papatya çayının birçok açıdan faydalarını detaylı olarak inceledik. Çok geniş yelpazede sağlığa şifa ürettiğini gördük. Ama daha çok aşırı tüketimden kaynaklanan bazı sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Bunun dışında bebeklerde, hamile kadınlarda ve emzirme döneminde olan annelerin tüketimine çok dikkat etmeleri gerekmektedir, gerekirse doktorlarına danışmadan tüketmemelidirler.

  • Papatya yağı bebek ve çocuklara ağızdan kesinlikle verilmemelidir, cilt veya derilerine uygulandığında mutlaka inceltilmelidir.
  • Mide rahatsızlığı, tansiyon ve şeker hastalarının papatya çayı tüketimini doktorlarına danışarak yapmalarını öneririz.
  • Papatya çayı ve papatya yağının sinir sistemi üzerinde ciddi etkileri vardır, bu yüzden epilepsi hastalarının kullanması önerilmez.

Ekinezya Çayı Nasıl Yapılır?

Ekinezya Çayının Faydaları

  • Soğuk algınlığına karşı iyi gelir
  • Ekinezya çayının antiseptik özelliği vardır
  • Boğaz ağrısına iyi gelir
  • Kuru öksürüğü geçirir
  • Boğaz şişkinliğini alır
  • Kas ve eklem ağrılarına iyi gelir
  • Kansere karşı korunma amacıyla kullanılır
  • Basur tedavisinde kullanılır
  • Ateş düşürücüdür
  • Orta dereceli enfeksiyonların tedavisinde kullanılır
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir
  • İdrar yolu enfeksiyonlarına karşı kullanılır
  • Saman nezlesine iyi gelir
  • Migren nedeniyle oluşan baş ağrısını hafifletir
  • Alerji belirtilerini hafifletir

Ekinezya Çayı Nasıl Hazırlanır?

Çiçeği ve yaprakları kullanılsa da en etkili ve faydalı ekinezya çayı bitkinin kökünden yapılır. Çayı hazırlamak için taze ekinezya kökü kullanacaksanız çeyrek kap kökün üstüne 1 kap kaynar su ekleyebilirsiniz. Kuru ekinezya kökü kullanacaksanız 1 kap suya 1-2 çay kaşığı ekinezya eklemeniz yeterli olacaktır. Her iki durumda da çayın iyice demlenmesi için demliğin kapağı kapalı halde 5-10 dakika bekleyin. Soğuk algınlığını daha hızlı geçirmek istiyorsanız ekinezya çayını sıcak içmeniz tavsiye edilir.

Kökü bitkinin faydalarını en çok alabileceğiniz kısmı olmakla birlikte ekinezya kökünden hazırlayacağınız çayın tadı biraz acı olabilir. Tat vermek için bal, limon suyu veya 1-2 ince dilim zencefil katabilirsiniz. Ya da çayın tatlı olması için kök yerine yapraklarından hazırlayabilirsiniz.

Tavsiye edilen dozaj günde 1-2 çay kaşığı kurutulmuş kökle hazırladığınız ekinezya çayını 3 defa öğünler arası tüketmenizdir. Yani günde toplam 3-6 çay kaşığı kurutulmuş ekinezyadan hazırlanmış 3 bardaktan fazla içmemelisiniz. 7-10 gün arası düzenli olarak içtikten sonra 2 hafta ara vermelisiniz.

Amerika kıtasında doğal olarak yetişen ve bu bölgede en popüler bitkiler arasında yer alan ekinezya kıta yerlileri tarafından kullanılmış ve günümüzde halen çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan şifalı bir bitkidir. Adı, şeklinden dolayı Yunanca dikenli kirpi anlamına gelen “ecinos”tan türetilmiştir. Ekinezyanın çiçeği, yaprakları ve kökü kullanılabilir. En sık kullanıldığı durumlar enfeksiyonlara karşı ve grip gibi bulaşıcı hastalıklara karşıdır. Ekinezya kırmızı ayçiçeği, Brauneria angustifolia, Brauneria pallida, tarak çiçeği, Kansas otu, kirpi çiçeği, Hint başı ve koni çiçeği olarak da bilinir.

Ekinezyanın Faydaları

Ekinezyanın Genel Özellikleri:
Çok yıllık otsu bir bitki olan ekinezya 140 santimetre civarına kadar boyatabilmektedir. Genelde dik büyüyen bitkinin,  E. Purpurea cinsi yatay büyüme göstermektedir.
Bir öbek etrafında birden fazla dallara ayrılarak büyüyen bitkinin her dalında çoğunlukla bir tek çiçek yer almaktadır. Ekinezya bitkisinin en ucuna yerleşmiş olan çiçek bir; dairesel eksen etrafına dizilmiş taç yaprakları barındırır. Bu taç yaprakların rengi sarıdan tutun mor renge oradan kırmızı ve dahi beyaza kadar çeşitlilik gösterir. Ancak ekinezya şifalı bitkisinin rengi kızıla doğru giden eflatundur dense yeridir.
Taç yaprakların hemen dip kısmından başlayan tüysü daire genelde kahverengi olmakla birlikte genelde bu dairesel alanın rengi taç yapraklara göre farklılık göstermektedir. Merkeze doğru belirli bir helezonik geometri gösteren bu kısım bitkinin birden fazla olan tohum ve tohum taslaklarını barındırmaktadır. Bu tohum taslakları uç kısımlara doğru hafif dikenimsi bir hal alır ki yunanca “echinos”(dikenli, dikenimsi) köklü kelime bu durumu ifade eder. Ekinezya (Echinecea) adı Yunancadan türemiştir.
Ekinezya şifalı bitkisinin toprağa değdiği yerde öbeklenmiş olan yaprakları ise mekik şeklindedir. Yaprak kenarlarının tırtıklı yapısı bir testere ağzını andırır. Genelde tüylü bir yapıya sahip olan ekinezya yaprakları klasik karasal iklim tipi yaprak özelliklerini bünyesinde barındırır. Ancak bazı ekinezya türlerinde yapraklar yok denecek kadar az tüylenme gösterir. Bu durum oldukça az rastlanan bir durumdur.

Ekinezyanın Tarihçesi:
Ekinezya şifalı bitkisi kuzey Amerika yerlileri tarafından özellikle yılan sokmalarında, ağrılı hastalıklarda ve daha fazla oranda da soğuk algınlığı gibi hastalıkların tedavisinde kullanılıyordu. 1930’lu yıllara gelindiğinde modern Avrupa ve Amerika’da bu bitki özellikle şarbon hastalığının tedavisi ve ağrı kesici etkisi nedeniyle popüler olmuştu. İsviçreli bir bilim adamının tesadüfen öğrendiği bir bilgi ise ekinezyanın modern tıbbın hizmetine soğuk algınlığı tedavisinde kullanılmak üzere girmesine neden oldu.
Ekinezya kuzey Amerika yerlileri tarafından

  • Soğuk algınlığının
  • Yılan sokmalarının,
  • Ağrılı durumların
  • Öksürüklü hastalıkların
  • Boğaz ağrısı ve baş ağrılarının tedavisinde kullanıldı.

Günümüzde ekinezya hakkında dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde araştırmalar yapılmaktadır. Özellikle modern tıbbın destekleyici bitkilerinden birisi de ekinezyadır.

Ekinezya şifalı bitkisinin etken maddeleri.
ABD Merkezli Connecticut üniversitesinde yapılan çalışmalarda elde edilen verilere göre ekinezya şifalı bitkisinde 14 çeşit etken madde tespit edilmiştir. Bu 14 çeşit etken madde ekinezya türlerine göre farklılık göstere bilmektedir.
Ancak yapılan detaylı çalışmalar sonucunda özellikle değişik yapıdaki polisakkaritlerin, alkylamides ve cichoric asit in ekinezyada bulunan en önemli etken maddeler olduğu anlaşılmıştır(Dr Michael Murray). Yani ekinezyanın şifalı bitki olarak değerini artıran faktör bu üçlüdür.
Caftaric ve cichoric asit ekinezya bitkisinin iki bilinen fenol bileşikleridir. Bu bileşikler ekinezya da daha çok kök kısmında bulunmaktadır.

 

Ekinezyanın faydaları ve kullanıldığı yerler.

  • Özellikle soğuk algınlığı vakalarında,
  • Grip nezle gibi viral hastalıklarda,
  • Üst solunum yolları hastalıklarında,
  • Vücudun savunma sisteminin güçlendirilmesinde,
  • Ağrılı durumlarda,
  • İltihaplı hastalıklarda(artrit ve iltihaplı durumlarda)
  • Yılan, akrep vb böcek sokmalarında
  • Deride meydana gelen alerjik durumlarda.
  • Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde.

 

Ekinezyanın kullanılması sakıncalı olan durumlar.
Ekinezya otoimmün hastalığı olan bireylerde kesinlikle kullanılmamalıdır. Otoimmün hastalığı vücudun bağışıklık sistemiyle alakalıdır ve ekinezya kullanan bireydeki bağışıklık sistemini uyarmakta ve bağışıklık mekanizmalarını harekete geçirmektedir.
Ayrıca ekinezya 1 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır.  Çünkü 1 yaşın altındaki çocukların bağışıklık sistemleri olgunlaşmamış olacağından ciddi yan etkiler görülmesi kuvvetle muhtemeldir.
Diğer yandan ekinezyanın 1–12 yaş arası çocuklarda kullanılabileceği bildirilmişse de kullanılmamasının daha doğru olacağı kanaati daha yaygındır. Çünkü 1–12 yaş arası çocuklarda ekinezyanın etkileri daha tam olarak bilinmemektedir. Bu konuda yeterli veri yoktur.
Ekinezya hiç ara verilmeden 10 gün den fazla kullanılmamalıdır. Bazı kaynakların bu süreyi haftalarla ölçtüğünü görürüz ancak burada yayınlanan bilgilerin ABD ve Avrupa üniversitelerinden değişik yayınlar taranarak yazıldığını unutmayınız. Tedbirli olmakta fayda vardır.
Eğer sürekli ilaç kullanılan bir rahatsızlığınız varsa ekinezya kullanmadan önce mutlaka doktorunuza başvurunuz.(Biz ilaçlarla birlikte şifalı bitkilerin bilinçsizce tüketilmesin tavsiye etmiyoruz.)
Ekinezyanın hamilelerde ve emziren annelerde kullanımı doğru değildir.

(lütfen buraları dikkatli okuyunuz günde en az 4–5 kişi “ hamleyim kullansam zararı olur mu?” diye soruyor)  

Ekinezyanın Kullanım Şekilleri.
Ekinezya genelde çay olarak tüketilmektedir. Ancak etken maddelerini içerir tabletler ve kapsüllerinin satıldığı bilinmektedir. Aktarlarda kuru halde satılan ekinezyanın nasıl kullanılacağını yine alışverişi yaptığınız aktardan öğrenebilirsiniz.
Bazı durumlarda ekinezya ezilerek haricen( vücut içerisine alınmadan deriye sürülerek) kullanılmaktadır. Sivilce, derma, deri alerjileri böcek sokmaları bunlara örnektir.

Son olarak:

  • Her şifalı bitki de olduğu gibi bu bitkide de dikkatli tüketim şarttır.
  • Özellikle şunu unutmayınız ki insan vücudu kişiden kişiye farklılık gösterir ve ekinezya da kimine çok iyi gelebildiği gibi kimi için ise kâbusa dönüşebilir. Ekinezya kullanırken vücudunuzu iyi takip edin ve olumsuzlukla karşılaşırsanız hemen kullanımı kesin. Özellikle domuz gribi gibi vakaların yaygınlaştığı şu aylarda grip belirtilerini görür görmez ekinezya kullanmaya başlayın ve grip geçer geçmez de ekinezya kullanımını durdurun.
  • Çocuklarda hamilelerde ve emziren annelerde kesinlikle kullanmayın.
  • Ekinezya genelde çay olarak tüketilir.